İasos Yazdır E-posta

Okunma Sayısı : 154

Yayınlama yeri : Tarih, Antik Şehirler


İasos
İasos, Milas'a 28 km. uzaklıktaki Kıyıkışlacık Köyü içerisindeki üç tarafı denizle çevrili bir yarımada üzerine kurulmuştur. Mitolojiye göre Argos'tan gelenler tarafından kurulduğu ve ismini kolonistlerin başı Iasos'tan aldığı söylenmektedir. M.Ö. 5. yüzyıla kadar İasos hakkında eski kaynaklarda Bilgi yoktur. Kentin kurulduğu alan önceleri bir ada iken daha sonra adanın denizle birleştiği berzah dolmuş ve ada, yarımada haline dönmüştür. Antik kente ait önemli yapılar bu yarımada üzerinde yer almaktadır. Büyük sur, su kemerleri, mezarlar ile balık pazarı olarak adlandırılan yapı ise sur dısında yer almaktadır. İasos'da yapılan kazılarda kentteki en eski yerleşimin M.Ö. 3. bin sonuna kadar uzandığı tesbit edilmiştir.

Bir zamanlar kenti ziyaret eden müzisyen, tiyatroda bir resital vermiş. Bu resital sırasında balık pazarının açıldığını bildiren çan sesi duyulunca elini kulağına götüren yaşlı adam dışında herkes yerinden fırlayarak tiyatrodan ayrılmış. Yaşlı adamın yanına gelen müzisyen "Bana ve sanatıma gösterdiğiniz saygıdan ötürü size teşekkür borçluyum; çünkü çan sesini duyan tüm dinleyiciler çekip gittiler" demis. "Ne ?" diye haykırmış bunu duyan yaşlı adam, "Yoksa çan mı çaldı? "Evet, neden?" "Öyleyse izninizle efendim..." ve gözden kaybolmus. Strabon bu öyküyü bereketsiz topraktan ürün alamayan İasoslular'ın balığa olan düşkünlüklerini belirtmek için anlatır. Iskender'in 334'te Miletos'u kuşatması üzerine İasos, kente yardım etmeye çalısan Pers donanmasına bir gemi bağışında bulundu. On yıl sonra Ekbatan'da İskender'in silah deposu komutanlığında Gorgos adlı bir İasoslu bulunuyordu. İskender'in ilgisini çeken bir başka İasoslu da yunus tarafından sevilme gibi garip bir yazgıya sahip olan erkek çocuktu.

İasos'ta erkek çocukların gimnasiumda çalıştıktan sonra denizde yıkanmalari bir gelenekti. Bu sırada kıyıya yanaşan yunus, çocuklardan birini sırtına alıp, açıklara götürüyor ve sonra yeniden kıyıya bırakıyordu. Bir anlatiya göre bu öyküyü duyan İskender, çocuğu Babil'e getirtip deniz tanrısı Poseidon'un rahibi yapmış. İasoslular bu olaydan, M.Ö. 3. yüzyılda çıkarılan madeni paralarında, kolunu yunusun sırtına atmış biçimde yüzen çocuk tasvirine yer verecek kadar etkilenmişlerdir. İasos antik kentinde 1960 yılından bu yana İtalyan Arkeoloji Heyeti'nce düzenli kazılar yapılmaktadır. Bu kazı çalışmaları sonucunda birçok eser ortaya çıkarılmıştır. Bunlardan agoraya kemerli bir kapıdan geçilerek girilir. Roma Dönemi'nde inşa edilen agoranın dört tarafı revaklarla çevrilidir. Agoranın güney batısında bouleterion yapısı yer alır.

İasos
Kent meclisi olarak kullanılan yapı daire biçimli orkestra ve onun arkasında yer alan dört merdivenle üç bölüme ayrılmıştır. Oturma sıralarının altı tonozlarla desteklenmiştir. Agoranın doğu köşesinde 17 x 13 m. boyutlarındaki önü sütunlu dikdörtgen planlı yapı Caesareon olarak tanımlanır. Agora içinde yapılan kazılarda elde edilen buluntular Orta Bronz Çagı'na kadar gitmektedir. Agoranın etrafını saran stoalar bulunan yazıtlara göre M.S. 130 yıllarında yapılmıştır. Agoranın güney batı köşesindeki geniş düzlükte Artemis Astias Tapınaği yer almaktadır. Tiyatro, kentin ortasında yer alan yükseltinin kuzey doğu yamacında kurulmustur. Tiyatronun skene binası cephesi yaklaşık 61 m. dolayındadır.

Hellenistik Çağ orijinli tiyatronun günümüzde Roma Dönemi'nde yapılan tadilat ve eklentileri görülebilir. Orta Çağ kalesi kentin en yüksek kesiminde ve tam ortasında yer alır. Yaklaşık kareye yakın bir plana sahip kalenin, kalınlığı 2 m.'yi bulan duvarları vardır. Oldukça sağlam yapı içinde bir de sarnıç bulunmaktadır. Liman, yarımada ile kara arasında yaklasik 850 m. uzunluğundadır. Liman ağzında yer alan kule mendirek kulesi olup, bir Orta Çağ yapısıdır. Bunun karşısındaki diğer kule yıkılmıştır. Kullanıldıkları çağlarda her iki kule arasına zincir gerilmek suretiyle istenmeyen tekneler limana alınmazdı.

İasos'ta biri kenti koruyan, diğeri de büyük sur olarak bilinen ve kentin kuzey batısında yer alan ikinci bir sur vardır. İkinci sur, kent savunmasından çok bölge savunması için yapılmıştır. Yaklasik 3.5 km. uzunluğunda ve mahalli blok taşlarla yapılmıştır. Yüksekliği yer yer değişiklik göstermektedir. Ortalama 3.50 m. yükseklikte olan sur muntazam kulelerle desteklenmiştir. Kentte her tür gömme yapılmıştır. Kent içinde agora, Arkaik Çağ mezarlığı olarak kullanılmıştır. Roma Devri mezarlığının batısındaki yamaçlarda kayaya oyulmus kaya mezarları ile bina şeklinde yapılmış mezarlar yer alır.

Kentteki en ünlü mezar ise halk arasında Balık Pazarı olarak bilinen Roma Dönemi'ne ait anıt mezardır. Portiklerle çevrilmiş dörtgen bir avlunun ortasında yüksek bir podyum önünde ön cephesi dört sütunlu bir Korinth tapınak yükselir. Önünde geniş bir pronaosu, dışta üçüz yivlerle süslü duvarları ve plasterli anteleri olan çok az derinlikteki sellaya dogudan bir basamak çıkılarak giriliyordu. Alçak sütunlarla taşınan mezar odası podyumdan kazanılmıştır. Kemiklerin korundugu yer işlevini üstlenmiş olmaları gereken küçük seki ve nişler duvarlara bindirilmiştir.

Uzun portik plasterler üzerinde taşınan kemerlerden oluşur. Batı bölümündeki özgün tonozlu çatı halen korunmaktadır. Balık Pazarı anıt mezarı Kültür Bakanlığı, Döner Sermaye İşletmeleri Merkez Müdürlüğü'nce saglanan ödenekle 1993 yılı sonunda restore edilmeye başlanmış ve restorasyon çalışmaları sonucunda İtalyan kazı ekibince İasos kazılarında bulunan mimari parçalar ve diğer eserlerle galeriler içeresindeki teşhir tamamlanarak anıt mezar, Balık Pazarı Açıkhava Müzesi olarak 11 Ağustos 1995 tarihinde ziyarete açılmiştır. İasos kazıları 1960 yılında Prof. Dr. Doro LEVI başkanlığındaki İtalyan Arkeoloji Heyeti tarafından başlatılmış olup, halen Dr. Fede BERTI tarafından devam ettirilmektedir.

İasos
Agora: Roma çağında inşa edilen agoranın dört tarafı revaklarla çevrilidir.

Balık Pazarı: İlk kazı çalışmaları sırasında kentin biraz dışında yer alan bu yapının, eski dönemde balık ticareti için yapılan bir Pazar olduğu düşünülmüştü. Ancak daha sonra ele geçirilen bulgularla buranın Roma döneminden kalma bir anıt mezar olduğu anlaşıldı. Ancak belki daha romantik geldiğinden dolayı hala bu adla anılmaktadır. Son dönemlere kadar kazı deposu olarak ta kullanılan yapı, burada kazı yapan İtalyan heyetinin desteği ile bir açık hava müzesine dönüştürüldü. Bir bekçi bulunamadığından dolayı çoğu zaman kapalı olan yapı köyün girişinde, kalıntılardan uzak olmasına rağmen önemli ilgi alanlarından birisi.

Bouleterion: Agoranın güneyinde dikdörtgen biçiminde bir yapıdır. Yapımı, İasos'un Miletlilerin kontrolü olduğu dönem olan MS 1. yüzyıla dayanmaktadır. Birisi binanın kuzey tarafında, diğeri de binanın ön duvarında bulunan iki girişle toplantı odasına ulaşılabilmektedir. Bu bölümden dar bir geçit kullanılarak Agora stoasının doğusunda bulunan arşive ulaşılmaktadır. Binanın Roma döneminden kalan son hali Milet Bouleuterionu'na benzemektedir. Günümüzde bina duvarının kalıntıları, oturma bölümünün bazı parçaları ve kapalı koridor görülebilmektedir.

Dış Surlar: İlk çağ kentinin biraz dışından başlayan ve yaklaşık 1,5 kilometre devam eden surlar, tamamlanamamış bir ön savunma düzenine aittir.

Doğu Bazilikası: Kentin kuzey doğusunda yer alır.Temelleri ve sütunları görülebilir.M.S.5.yy'ın sonunda yapılmıştır.Bazilikanın kuzeyinde şehrin kemerli doğu giriş kapısı yer alır.

Liman: Liman ağzında yer alan kule mendirek kulesi olup bir ortaçağ yapısıdır. Karşıtı olan kule Yıkılmıştır. Kullandıkları çağlarda her iki kule arasına zincir gerilmek suretiyle istenmeyen tekneler limana alınmazdı.

Mezarlar: Kentte her tür gömme yapılmıştır. Kent içinde agora Arkaik çağ mezarlığı olarak bilinmektedir. Roma çağı mezarlığının batısındaki kayaya oyulmuş mezarları ile oda mezarlar yer alır. kentteki en Unlu mezar ise, halk arasında balık pazarı olarak bilinen dört yanı revaklarla çevrili, Roma dönemine ait mezardır. Mezarın tüm mimari konutları İtalyan restorasyon uzmanlarınca restore edilerek gösterilmiştir.Yapı 1995 yılında "Balık Pazarı Açık Hava Müzesi" olarak ziyarete açılmıştır.

Orta Çağı Kalesi: Kentin en yüksek kesiminde ve tam ortasında yer alır.

Surlar: Kentte ,kenti koruyan ve Büyük sur olarak bilinen iki sur vardır.İkinci sur yaklaşık 3500 m. Uzunluğunda yöresel blok taşlarla kent savunmasından çok bölge savunması için yapılmıştır.

Tiyatro: Kentin ortasında yer alan yükseltinin kuzey doğu yamaçlarında kurulmuştur.Helenistik çağ tiyatrosunun günümüzde Roma çağında yapılan tadilat ve eklentileri görülebilir. Çevresi büyük boy taşlarla harçsız olarak yapılan tiyatro çok eğimli bir bölüm üzerine yapılmıştır. Yirmi bir sıra olan merdivenler hepsi beyaz mermerden yapılmıştır ve epeyce sağlam olarak günümüze kadar ulaşmıştır.

Yunuslu Çocuk: Tarihçi George Bean'in ''Karia'' adlı kitabında yazdığı; ''Büyük İskender'in ilgisini çeken bir başka İasoslu da, yunus tarafından sevilmek gibi bir şansa sahip olan erkek çocuktu'' satırları, İasos halkının denizle ve balıkçılıkla nasıl bütünleştiğini daha iyi anlatıyor. Hem yerli hem yabancı turistlerin büyük ilgisini çeken ''Yunuslu Çocuk'' öyküsü, İasos'ta asırlardır dilden dile, kulaktan kulağa aktarılıyor. Olay, İasos'ta ki erkek çocukların gimnazyumda çalıştıktan sonra denizde yıkanmaları geleneğinin sürdüğü günlerde yaşanıyor. Çocuklar denizde yıkanırlarken, kıyıya yaklaşan bir yunus çocuklardan birini sırtına alıyor. Çocukla birlikte açıklara giden yunus, bir süre sonra çocuğu yeniden kıyıya bırakıyor. Bunu duyan İskender, çocuğu Babil'e getirtiyor ve deniz tanrısı Poseidon'un rahibi yapıyor. Bununla ilgili anlatılan bir efsanede şöyledir: Bir yunus balığı, annesinin kucağında dolaşan Hermiyas'ı denize çağırır. Çocukta bu çağrıya uyarak denize atlar. Denize açılan bütün balıkçılar annesine Hermiyas'ı gördüklerini söylerler, ancak kadın hala deniz kıyısında çocuğunu beklemektedir.


   
Bu Yazıyı Favori Listenize Ekleyin

Anahtar kelimeler : Antik Şehirler, İasos, Milas, Argos, Agora, Bouleterion, Bazilika


Okuyucu yorumları  
 

Ortalama Üye Değerlendirmesi

   (0 Oylama)

 


Yorumunuzu ekleyin
Sadece kayitli kullanicilar bir Makaleyi yorumlayabilir. Lütfen ücretsiz üye olun veya giriş yapın.

Gönderilen yeni yorum yok

 
< Önceki   Sonraki >

Yazar Bilgileri
Üye Adı : admin
Nerden : Antalya
Beğeni : 2045
Yazarın : Profili
Yazara : Mail At
Yazar İmzası
amazonların mevkili kadını hippolita sağ memesini keserken, atabileyim daha iyi ok diye, gözünden akıtmadığı bir damla yaşı yüzyıllar sonra, dante'nin cehennemine dönen dünyanın onlarca yerine saçtı. gözyaşı kana, kan egoya bulandı. kırmızıyı siyaha çeviren kıskanç pençeleri hırsın, hippolitanin kesilmiş memesini kavradı ve avuçlarının şehvetine bulayıp ortadoğu, balkan, asya, afrika topraklarına, anadolu dağlarına firlatıp attı. canhıras feryatlı adam otları büyüdü bereketli topraklarda. kesif kan kokusu ağır havada. yazık size de, bize de, onlara da..
Bu Yazarın Son Yazıları
Panel
Fabl
Karikatür
Biyografi
Güzel Sanatlar
Tartışma
Hun-Oğuz Destanı
Şu Destanı
Alp Er Tunga Destanı
Türk Destanları
Siteye yazı gönder..  Sözlüğe terim ekle..  Kendi sayfalarınızı oluşturun..  Bize Ulaşın..   Sitede arama yap..   Forum ayarlarınız..  Profil ayarlarınız. Resim Yükle  Özel mesajlarınız..  Siteye link ekle..   Siteye üye ol..   Bu siteyi anasayfan yap..  Bu siteyi favorilerinize ekleyin..
Bu Yazının Okunma Sayısı: 154
İasos  Nedir ? İasos nedir, İasos nedir, İasos kimdir, İasos ne demek, İasos hakkında bilgi, İasos anlamı nedir, İasos tanımı, İasos örneği, İasos nerede, İasos türleri, İasos ne zaman ???
Etiketleri : Antik Şehirler | İasos | Milas | Argos | Agora | Bouleterion | Bazilika