16 Mart Katliamı Yazdır E-posta

16 mart 

 

16 Mart 1978 Perşembe günü, İstanbul Üniversitesi ögrencilerinin üzerine atılan bomba 7 kişinin ölümüne, 47 kişinin yaralanmasına neden olmuştu.

 

 

16 mart 1978′de İstanbul Üniversitesi’nden öğle üzeri dersten çıkan Hukuk ve İktisat Fakültesi öğrencilerine kimlikleri saptanamayan bir grup tarafından bombalı ve silahlı bir saldırı yapıldı.


 

16 mart katliamı

 

Saldırıda Hatice Özen, Cemil Sönmez, Baki Ekiz, Turan Ören, Abdullah Şimşek, Hamit Akıl ve Murat Kurt öldü, 41 öğrenci yaralandı. Olaydan sonra İstanbul Üniversitesi Senatosu, üniversiteyi süresiz kapatma kararı aldı.

 

Öğrencilerin üzerine bomba atanların içinde olduğu iddia edilen Hukuk Fakültesi son sınıf öğrencisi Hamit Akyüz, 17 nisan 1978′de İzmit’te yakalandı.

 

16 mart katliamı
 

Saldırı nedeniyle İstanbul Sıkıyönetim Mahkemesi’nde açılan davada, Ülkü Ocakları İstanbul Şubesi Başkanı Orhan Çakıroğlu, Kazım Ayaydın, Mehmet Gül, Ahmet Hamdi Paksoy ve Sıddık Polat yargılandı.

30 mart 1980′de biten davada Sıddık Polat’a 11 yıl hapis cezası verildi, diğer sanıklar beraat etti. Askeri Yargıtay’ın 5 ekim 1982 tarihli kararından sonra Sıddık Polat da beraat etti.

Dava, zamanaşımına uğramak üzereyken yeni delillerin ışığında olaydan 17 yıl sonra 1995 yılında İstanbul Altıncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde ikinci kez açıldı.

1997′de İstanbul Barosu bünyesinde kurulan Susurluk Komisyonu’na gelen bazı belgelerden dönemin Ülkü Ocakları Başkanı Lokman Kondakçı ile dönemin İçişleri Bakanı Hasan Fehmi Güneş arasında katliamın karanlık noktalarını aydınlatacak önemli bir görüşme yapıldığı anlaşıldı.

Avukatlar bu belgeleri mahkemeye sundu ve Milli İstihbarat Teşkilatı’ndan belge ve görüşme tutanaklarının tamamının gönderilmesini istedi. MİT mahkemenin bu isteğine olumsuz yanıt verdi ve İçişleri Bakanlığı’nın muhatap alınmasını istedi.

Uzun süren yazışmalardan sonuç alınamaması üzerine avukatlar, “MİT’in mahkemeye müdahale ettiği, savunma haklarının kısıtlandığı” gerekçesiyle davadan çekildi.

Ayrıca, büyük bölümü açıklanan, bazı gazetelerde de yayınlanan belgeler nedeniyle Avukat Cem Alptekin ‘gizli belgeleri açıkladığı’ iddiasıyla İstanbul Beşinci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandı ve beraat etti.

16 mart 1978′de düzenlenen silahlı-bombalı saldırı nedeniyle açılan davanın, MİT’in istenen belgeleri göndermemesi ve bu nedenle davanın sonuçlanmaması nedeniyle avukatlar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurdu.

Avukatlardan Hilmi Hanta, “16 martın çözülmesi demek, 12 eylülün çözülmesi demek. Onun için yıllardır MİT istenilen belgeyi göndermiyor. Aradan 25 yıl geçtiği halde deliller karartılıyor, toplanması engelleniyor” dedi.

 

Yazı: Milliyet

Resimler: 16 Mart Belgeselinden

 

Katliamla ilgili çekilen belgeseli aşağıdan seyredebilirsiniz.

 

 

   
Bu Yazıyı Favori Listenize Ekleyin

Okuyucu yorumları  
 

Ortalama Üye Değerlendirmesi

   (0 Oylama)

 

Yorum Sayısı: 3 / 3

...

Yazan:: pera Tarih: 15-03-2008 17:39

türkiye'nin tarihinde öyle kritik günler öyle dönüm noktaları vardır ki; 
o günler farklı türlü yaşansa biz farklı bir ülkede yaşıyor olurduk.....(bu cümlenin altında büyük anlamlar var)

 

aynı tas aynı hamam

Yazan:: robespierre Tarih: 17-03-2008 20:40

Alparslan Türkeş'in olayı organize edenlerin başında geldiği sonradan yapılan açıklamalar ve araştırmalar sonucunda ortaya çıkmıştı. Yaşananlardan bu ülke ne kadar ders çıkardı ve yapanları nasıl cezaya tabi tuttu? 
Cevabı verilmiyor...

 

Böyle başa böyle tarak

Yazan:: semizotu Tarih: 04-04-2008 15:42

Bu tür olayların gizli yönlerinin karartılıp sonuca ulaştırılmaması nasıl bir hukuk devletinde yaşadığımızın göstergesidir.

 

Yorum Sayısı: 3 / 3



Yorumunuzu ekleyin
Sadece kayitli kullanicilar bir Makaleyi yorumlayabilir. Lütfen ücretsiz üye olun veya giriş yapın.
 
< Önceki   Sonraki >

Yazar Bilgileri
Üye Adı : Zeus
Nerden : Antalya
Beğeni : 2394
Yazarın : Profili
Yazara : Mail At
Yazar İmzası
amazonların mevkili kadını hippolita sağ memesini keserken, atabileyim daha iyi ok diye, gözünden akıtmadığı bir damla yaşı yüzyıllar sonra, dante'nin cehennemine dönen dünyanın onlarca yerine saçtı. gözyaşı kana, kan egoya bulandı. kırmızıyı siyaha çeviren kıskanç pençeleri hırsın, hippolitanin kesilmiş memesini kavradı ve avuçlarının şehvetine bulayıp ortadoğu, balkan, asya, afrika topraklarına, anadolu dağlarına firlatıp attı. canhıras feryatlı adam otları büyüdü bereketli topraklarda. kesif kan kokusu ağır havada. yazık size de, bize de, onlara da..
Bu Yazarın Son Yazıları
Sokratesin Savunması
Aristotelesin Eserleri
Aristoteles Metafizik
Aristoteles - Atinalıların Devleti
Aristoteles Temel İlkeleri
Aristoteles - Ölüm
Herakleitos Hayatı
Herakleitos - Fragmanlar
Bir Kapalı Söz Ustasıyla Buluşma Denemesi
Descartesın Yöntem Düşüncesi
Siteye yazı gönder..  Sözlüğe terim ekle..  Kendi sayfalarınızı oluşturun..  Bize Ulaşın..   Sitede arama yap..   Forum ayarlarınız..  Profil ayarlarınız. Resim Yükle  Özel mesajlarınız..  Siteye link ekle..   Siteye üye ol..   Bu siteyi anasayfan yap..  Bu siteyi favorilerinize ekleyin..
Bu Yazının Okunma Sayısı: 1763
16 Mart Katliamı  Nedir ? 16 Mart Katliamı nedir, 16 Mart Katliamı nedir, 16 Mart Katliamı kimdir, 16 Mart Katliamı ne demek, 16 Mart Katliamı hakkında bilgi, 16 Mart Katliamı anlamı nedir, 16 Mart Katliamı tanımı, 16 Mart Katliamı örneği, 16 Mart Katliamı nerede, 16 Mart Katliamı türleri, 16 Mart Katliamı ne zaman ???
Etiketleri : 16 Mart Katliamı | katliam | gümdemdekiler