Manderlay Yazdır E-posta

manderlay - lars von trier 

Şayet Nietzsche Manderlay’in galasına gitseydi, film bitiminde gözünden yaşlar akarken Lars’a doğru yürür, iki eliyle birden Lars’ın elini sıkardı: “Tebrikler! Beni ne kadar heyecanlandırdığınızı bilemezsiniz. Yazdıklarım sinemayla ancak bu kadar iyi anlatılabilirdi!”

Lars Von Trier, biraz da adı baronluk hissi uyandırdığından dolayı, sanki o zamanlarda yaşayabilirmiş, böyle bir karşılaşma da sinemanin henüz icat edildiği o yıllarda mümkün olabilirmiş gibi geldi. Zaten film de o yılların Amerika’sını anlatıyor.

Günümüzde seyircilerine dayak atmaktan zevk alan yönetmenlerin en önde gelenlerinden Lars (muhtemelen laarş okunur veya ben öyle okumak istiyorum), ki seyircilerin de bundan haz aldıklarından şiddetle kuşkulanıyorum, Manderlay ile ABD üçlemesinin ilk filmi Dogville’i birkaç adım öteye taşıyor. Dogville’de tekme tokat bir temiz dayak yiyen seyirciler maalesef bu filmde kızılcık sopasının hiddetli vuruşlarından serseme dönüyor. Film Ekimi’nde normalde salonu hemen terk eden seyirciler muhtemelen bu sebepten dolayı bir süre koltuklarından kalkamadilar, zar zor kalktıklarında ise oralarını buralarını tuttarak yürüdüler. Ya da ben öyle gördüm!

Dogville’de iyiniyet ve ahlakı Amerikalı küçük kasaba muhafazakarlarına tecavüz ettiren yönetmen, Manderlay’de demokrasi ve özgürlüğü zencilere s.ktiriyor. Amerika’nın her daim şampiyonluğunu yaptığı değerler bizzat o değerlerin savunucuları tarafından ihlal ve iğfal edilirken, Amerika’nın cisminde Nieztsche’nin insan soyuna dair temel görüşü tekrarlanıyor: insanın yaptığı en nihayetinde güce erişme çabasından ibarettir.

manderlayFilm Amerika’nın önderi olduğu, dünyanın neredeyse tamamında tartışmasız kabul gören, demokrasi, iyiniyet, hoşgörü, özgürlük, kendini yönetme hakkını da içeren değerler bütünü açısından bakıldığında oldukça kötümser, karamsar bir dünya görüşü ifade ediyor. Ama bunun aynı zamanda hümanist bir bakış olduğunu da söyleyebiliriz: insanı her türlü değerden çıplak, pragmatik bir hayvan olarak gören, o şekilde kabullenen bir bakış, aynı Nietzsche’nin hümanizmi gibi. Filmin tek tutarlı, hatta sempatik karakterinin Grace’in gangster babası olması bu bakışın temel unsurlardan biri. Babanın sevgisi koşulsuz, kızı istiyor, o yapıyor. Verdiği öğütleri kızının dinlemeyecek olması ise ona yardım etmesine engel teşkil etmiyor.

Dogville’le bir karşılaştırma yapmak gerekirse çok daha güçlü bir senaryo filmi birkaç yönden ilerletiyor. Karakterlerin kategorizasyonu bir sosyolojik çalışma yapıldığını gösteriyor ama bu karakterlerin güçlü oyuncularla kanlı canlı karşımızda durmaları nedeniyle filmi bir masal dinler heyecanıyla izliyoruz. John Hurt’un anlatıcı olarak sadece sesiyle inanılmaz güzel oynadığını, filmi onun yönlendirdiğini söyleyebiliriz. Hurt’un ince alaycı anlatımı filmin mizah duygusunu güçlendiriyor, bazı sahneleri böyle bir filmden beklenmeyecek derecede komik hale getiriyor ve ironiden, ince mizahtan pür kahkaya geçmenize yardımcı oluyor.

Kahramanimiz, Amerikan püriten ahlakının ve değerlerinin temsilcisi saf genç kız Grace’i oynayan Bryce Dallas Howard oldukça başarılı bir oyunculuk çıkartıyor ve Nicole Kidman’ı pek aratmıyor. Lars filmin hem yönetmeni hem de kameramanı ve tek bir sahnede çekilen filmin bu kadar dinamik olmasında oyuncular ve anlatıcıdan sonra en önemli paya sahip.

 

manderlay 

 

Washington’un daha da fazla mizahi unsura sahip bir film olacağını düşünüyorum. Ancak bu defa Grace’e kim atlayacak, Grace pes edip sonunda evlenmeye mi karar verecek, Lars bu sefer Amerikan toplumunun hangi kesimine ve hangi değerlerine, hatta genel olarak da insanlığa nasıl geçirecek onu şimdiden kestirmek pek mümkün değil.

Filmi bir ceket veya gömlekle seyrediyorsanız düğmelerinizi iliklemeyi ihmal etmeyin, bir başyapıt ile karşı karşıyasınız. Dvd’si çıkınca 1/32 ağır çekimde seyredilmeli.

 

Mehmet Kurtkaya

12-03-2008 16:16
Bu makaleyi web sitenize alıntılayın.Bu Yazıyı Favori Listenize Ekleyin.YazdırArkadaşına GönderBenzer Yazılar..del.icio.us a kaydet
12-03-2008 16:16. . Bu yazı 1 kişinin favorisi . Bu Yazı İçin Yorum Yaz ... Etiketler: Kült Sinema Eserleri, Manderlay, Lars Von Trier.
Okunma: 446
Üye Yorumu (0)RSS feed Yorum
Üye Oyları
   (0 Oylama)
Sadece kayitli kullanicilar bir Makaleyi yorumlayabilir. Lütfen ücretsiz üye olun veya giriş yapın.

Gönderilen yeni yorum yok

 
< Önceki   Sonraki >

Yazar Bilgileri
Üye Adı : aias
Nerden : Ankara
Beğeni : 1151
Yazarın : Profili
Yazara : Mail At
Yazar İmzası
Dama oynayan bir çocuktur zaman Krallık çocukta! Heraklit
Bu Yazarın Son Yazıları
Ölüm Anksiyetesi ve Edebiyat
Schopenhauerin Cinayet Felsefesi
İmparatorluk ve Pratico - inerte
Vedat Türkali
Edgar Allan Poe
Üç ruh...
Nasıl bir sosyalistsiniz
Cemil Meriç - Bu Ülkeden
Wittgenstein'in Yeğeni - Thomas Bernhard
Piramitlerin Sırları


Sitemize sizde yazı ekleyerek katkıda bulunun..

Sözlüğümüze sizde kelime ekleyerek katkıda bulunun..

Kendi sayfalarınızı oluşturun..

Sitemizde detaylı arama yapın..

Forum için kişisel ayarlarınızı yapın..

Profilinize kendi resminizi ekleyin..

Özel mesajlarınıza bakın..

Sitemize Link Ekle

Üye Listemiz..

Sitemizi sık kullandıklarınıza ekleyin
Bu Yazının Okunma Sayısı: 446
Title Manderlay  Nedir ? Manderlay nedir, Manderlay nedir, Manderlay kimdir, Manderlay ne demek, Manderlay hakkında bilgi, Manderlay anlamı nedir, Manderlay tanımı, Manderlay örneği, Manderlay nerede, Manderlay türleri, Manderlay ne zaman, Manderlay çeşitleri ???
Etiketleri : Kült Sinema Eserleri | Manderlay | Lars Von Trier
Kategori : Kült Sinema Eserleri
Bölüm : Sanat