Mitoloji
Mitoloji Sözlüğü
Paskalya Adasının Sırrı
Beyazların ahmaklığı; İşlerini bırakıp, birden yok oldular. En çok sorulan sorulardan birisi, niçin sorusudur. Niçin birileri büyük sıkıntılara girerek yüzlerce Maoi heykelini kıyı boyunca diktiler ve heykellerin kafalarına büyük bir dikkatle onar tonluk şapkalar yerleştirdiler? Malford buna da cevap veriyor; "İki cevabım var; birincisi o insanlar uzaklık korkusunu sembolleştirdiler. Veya kurtarılmayı bekleyenlerin geçen gemiye işaret vermesi örneğinde olduğu gibi birilerinin dikkatini çekmek istediler. Asıl soru, heykelcilerin adadan ne zaman kaybolduklarıdır, taş ocaklarını terkederek çalışmalarını yarım bırakıp, aniden gitmişler. Bir senaryo üretelim; yukardaki örnekteki gibi, diyelim ki açık denize işaret verdiler ve kurtarıldılar. Ama bir grup taş ustası, bu kadar uzak bir yerden taa Güney Amerika kıyılarına neyle gittiler? Yani ben klasik arkeolojinin iki ayrı yer arasında bir ilişki var iddialarına katılmıyorum. Sorunun içinde bir paradoks saklıdır; bir tanıma göre, ortada dünya çapında tarih öncesi kültür vardır, buna ´Atlantealılar´ denmekte veya birilerine göre Tanrılar. Adı ne olursa olsun, Bolivya´daki Tiahuanacu, anahtar kenttir; burada kalay işçiliği yapılmış ve maden cevheri değerlendirilerek bronz üretilmiş bir endüstri kültürü yaşanmıştır. (Bronz, % 85 bakır, % 15 kalaydan elde edilir ama bu oluşum çok güç bir işlem gerektirir. Tiahuanacu dünyanın en zengin kalay rezerv kuşaklarının bulunduğu yerdir.) Bir diğer ilginç ama minik varsayım ise, taşların hava yoluyla taşınmış olduğudur. Bunun fiziksel bir kanıtı olduğu da söyleniyor; Lübnan´daki Baalbek Tapınağı´ndaki dev taş platformun Helios adlı tanrı tarafından taşındığına inanılır. Peru, Nazca Düzlüğü´ndeki çizgi şekiller de böyledir ancak havadan görülebilirler. Daha da ilginci, yazar John Reinhard´ın gezilerinde ortaya çıkmıştır, And Dağları halkları arasında yaygın olan bir inanca göre, eskiden dağlarda yaşayan tanrılar vardı ama sonra kayboldular çünkü kendilerini kartallara ve akbabalara dönüştürebiliyorlar, yerlere göklerden bakıyorlardı. Benim araştırmalarım Tiahuanacu efendisinin başka yerlerde Viracocha veya Poseidon-Neptün adıyla bilinen "Fırtına Tanrı" olduğu yönündedir. Simgesi üç dişli çataldı ve bu simge aynen Akdeniz´de olduğu gibi Peru kıyısında Paracas´da tepelere oyulmuştur. Bana göre orjinal Nazca çizimleri Viracocha´nın işidir; çalışmalarım bunların aeronatik teknoloji kullanılarak kölelere yaptırıldığı doğrultusundadır. Bu vahşet olayının olası kanıtları "Ağlayan Tanrı Tiahuanacu" efsanesinde görülebilir. Sadece bu kuram, Nazca gizemini açıklamaya yeterli olabilir. Çizgilerin keşişim noktaları ve şekillerin yapımındaki ustalık mükemmel birer örnek olarak görülebilirler. Bunları ilkel insanların yaptığı düşünülemez. Nazca ustalarının isyanı ve sürgün; Tarihi kaynaklar M.Ö. 2.000´de bir grup kölenin Tiahuanacu´da ayaklandığını ve sürgünle cezalandırıldıklarını yazıyorlar. İşte bu uygun ve ideal sürgün yeri Paskalya Adası olabilir. Eğer heykellere dikkatle bakacak olursak Moai heykellerindeki özür ifadesini görebilirsiniz. Daha sonra adalılara ne oldu? Neden herşeyi birden bıraktılar? Çalışmalarımda M.Ö. 1450´de Amerika kıtalarının kıyılarına büyük bir göçün yaşandığını belirledim. Bu büyük bir doğal afetin sonucuydu; dünyanın öteki yanında, Girit ve İndüs Vadisi´nde dev doğa olayları yaşanmıştı Bu dönem, her iki kıtada da kitlesel nüfus artışını da gösteriyor. Antropolog Alan Kolata, bu dönemde Titicaca kültürünün bir patlama gösterdiğini belirlemiştir. (A. Kolata, "The Tiwanaku: Portrait of an Andean Civilisation", Blackwell Yayınevi, 1993.) Prof. Walter Krickeberg, böyle bir açıklamanın tatmin edici olabileceğini ama yanısıra da antik Amerika´yı etkileyen diğer itici güçlerin de çok iyi belirlenmesinin de şart olduğunu belirtiyor. W. Krickeberg, "Altamerikanische Kulturen", Berlin 1975, Çeviri E. von Daniken, "The Gods and Their Grand Design", Putnam´s Yayınevi, New York, 1984" Malford´un yaklaşımı veya kuramı düşündürücüdür, bu nedenle de bilimsel taraftarlar bulabilmiştir. M.Ö. 1500-1400 arasında yaşayan Perulu tarihçi Chavin de Huantar ayrıca önemli bir referanstır. Bulunan el yazmalarında, Orta Amerika´da yaşayan Olmekler´in siyah olduğu yazmaktadır ve Olmekler doğuya doğru Meksika Körfezi boyunca göç etmişlerdir. Öte yandan Olmekler, arkeolojinin bir diğer gizemini oluştururlar, garip piramitler inşa etmişler ve bilinmeyen nedenler için kullanmışlardı; çok gelişmiş bir takvimleri vardı, ayrıca seramik ve mücevher işçiliğinde çok ileriydiler. Sonradan Olmekler olarak bilinen siyah bir toplumun, çok eskilerde M.Ö. 4.000´lerde Güney Amerika´ya geldikleri biliniyor, bunların bir kısmı aynı dönemde, Tiahuanacu´da köle yapılarak çalıştırıldılar ve Nazca´da isyan ettiler, sonra Paskalya Adası´na sürüldüler. Amerika kıtalarında siyahi kültürün hemen tamamiyle yokoluşu bize İncil´deki Nemrud öyküsünü anımsatır. Arada, muhteşem bir benzerlik vardır; ima edildiğine göre siyahlar isyan etmiş ve Mezopotamya´da bir devlet kurmaya çalışmışlardır. Arkeologlar, buna şaşırıyorlar ve Nemrud´la Amerika arasında bir ilişkinin kanıtlarının eksik olduğunu belirtiyorlar. Ama gizem kolayca çözülebilir; eğer bir Nemrud´un antik kentleri tamamiyle kölelere yaptırdığını bulabilirsek, önemli bir adım atmış oluruz. El yazmaları, Malford´un görüşlerini destekliyor gibi; ama henüz zaman erken ve öncelikle antik zamanlar ve tarih öncesi toplumlarla ilgili bilginin arttırılması gerekiyor. Eğer bu kültürün nereden geldiğini öğrenebilirsek, neden yok olduklarını da öğrenebiliriz. Sınırın Ötesinde "Arkeolojinin resmi görüşü olarak..." Dünyanın bazı yerleri, çok eskidirler. Paskalya Adası´nın geçmişi birçok masalsı, yarı gerçek ve romantik yayınlara neden oluyor ve çözümsüz bir gizem olarak sunuluyor. Bunlardan birisi adanın kayıp kıta Mu´nun bir ucu olduğudur ve heykeller daha öncelerdeki bir kayıp kıta olan Lemuryalılar tarafından yapılmıştır. Ama bu iddiaları Kayıp Mısırlılar, Kızılderililer, Bask denizcileri ve uzaydan gelen küçük adamlar gibi düşünebiliriz. Daniken´ın başını çektiği bir grup dünya çapında örgütlenerek, eski uygarlıkların ardında özel ve çok zeki bir oluşumun bulunduğunu öne sürüyor ve bu ırkları robot statüsüne indiriyor. Paskalya olayının ana hedefi ise, heykellerin yapıldığı taşların adada bulunmadığı ve dolayısı ile de heykellerin fabrikasyon olarak dışarda yapılıp adaya gökten getirildiğidir. Kimbilir belki de levitasyon yapılmıştır, en cüretkar kuramlardan birisi bir psikolog olan Werner Wolff´dan geldi; heykellerin o zaman aktif olan volkanın içinde yapıldıklarını ve volkanın patlamasıyla kıyıdaki kaidelerinin üzerine uçarak yerleştiklerini ileri sürüyordu ! (Island of Death, Hacker Art Books, N.Y., 1948). Kim ne derse desin, antik Paskalyalılar´ın kimsenin yardımına ihtiyaçları yoktu. Onlar Maoi heykellerini yapabilirlerdi, bu kültürü Güney Amerika´dan aldılar, taş işçiliği Polinezya adalarında ve Güneydoğu Asya´da yaygın ve de üstündür ve Polinezyalılar yaratıcı, zeki insanlardırlar, mükemmel kanolar, taş yapılar yapmışlar ve yapmaktadırlar, sanatsal yetenekleri çok ileridir. Yüzyıllar öncesinde dev okyanus ve Pasifik adaları korkulu yerler olarak bilinirken, orada küçücük bir adada, Rapa Nui´de ölümsüz bir uygarlık ve kültür vardı. Honolulu Tableti No. 8-3622 "Sağdan sola okunuyor." Çözümü tam olarak yapılamayan Paskalya yazıtlarının en iyi ve ilginç örneklerinden birisi olan Honolulu Tableti´ne ilk bakıldığında, yazıların alfabetik ve heceli olmadıkları görülür buna karşın yazılar gerçek bir hieoroglif sisteme uymazlar. Daha çok işaretler denilebilir, uzmanlar Honolulu Tableti´nin bir Zodyak yani burçlar kuşağı olduğu görüşündeler, bu iddialarını benzer Güney Amerika işaret veya simge sistemlerinin benzerliğine dayanarak güçlendiriyorlar. Simgelerin karakterinin astrolojik olduğu yaklaşımı da bir diğer iddia; İddia sahipleri bilimci de olsalar bazen onları da kuşkuyla dinlemek gerekiyor. Kesin sonucu zaman gösterecek yani Paskalya yazıları tam olarak deşifre edildiğinde... Soldan sağa burçların konumu: 1. Leo/Aslan - Regulus yıldızı - Okunuşu; UR.GU.LU 2. Hydra/Yılan 3. Virgo/Başak - Spica yıldızı - okunuşu AB.SIN 4. Libra/Terazi - Üç boynuzla beraber - okunuşu GIRTAB Ayrıca sırasıyla, Scorpio/Akrep (Ophiucus), Sagittarius/Yay (Hercules), Capricorn/Oğlak (Keçinin boynuzu), Pisces/Balık (İki balık) Aries-Taurus/Koç-Boğa (Pleiades-İki yıldızlı sistem), Hyades Takımyıldızı/Üç kancalı sistem veya üç yıldızlı (Orion kuşağında), İkizler (İki figürlü), Yengeç (Kıskaçlar), birer tane de kuş ve balık simgeleri Paskalya Adası´nda bulunan Astrolojik Zodyak Şapkalı heykelleriyle ünlü Paskalya Adası´nda bulunan tabletlerin arasında bulunan 8-3622 no´lu "Honolulu Tableti" deşifre edildi. Tabletteki simgeler sağdan sola doğru yazılmış. Uzmanlar simgelerin ne alfabetik, ne de hieroglif olduğunu söylüyorlar yani her iki klasmana da girmiyor. Çünkü simgeler astrolojik anlamlar taşıyorlar, yapılan araştırmalarda ve kaynak taramalarında bu olay iyice belirlendi. Sağdan sola doğru deşifre edildiğinde; Aslan (Astronomik objeler: Regulus, Hydra ve Yılan) Başak (Astronomik objeler: Vulva, Spica) Terazi (Astronomik objeler: Üç Boynuzlar-Girtab) Akrep (Astronomik obje: Ophiucus) Yay (Astronomik obje: Herkül) Oğlak (Astronomik obje: Keçinin Boynuzu) Balık (Astronomik obje: Çift Balık) Koç-Boğa (Astronomik objeler: Pleiades, Hyades, Orion Kuşağı) İkizler (Astronomik obje: İki figür) Yengeç (Astronomik obje: İki kıskaç) Yorumların kesin olduğu belirtilirken, ayrıca bir de kuş ve balık simgelerinin bulunduğu da işaret ediliyor. .
|
Gönderilen yeni yorum yok
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
|
sizde yazı ekleyebilirsiniz.