| Erkan Oğur |
|
|
1954'de Ankara'da doğdu. Müziğe çocukluğunu geçirdiği Elazığ'da 5-6 yaşından itibaren; keman, cümbüş, dede bağlama, balta gibi çalgıları öğrenerek adım attı. Elazığ ve çevresinin folkloruyla büyüdü. 1970'de üniversite eğitimini Ankara'da sürdürürken, daha sonra Almanya'daki Münih Üniversitesi'ne geçiş yaparak eğitimine burada devam etti. Burada yabancı müzisyenlerle çalışma imkanı buldu. Yine o yıllarda Jimi Hendrix gibi gitaristleri dinledikten sonra gitara olan merakı başladı.
1973 yılında gitarla tanıştıktan sonra klasik gitar ve elektro gitar tekniğini geliştirdi,
bunlarla birlikte Türk Müziği makam ve yapılarını harmanlayarak güzel çalışmalar ortaya çıkarmaya başladı. Erkan Oğur bu çalışmalarını geliştirdikçe gitarda Türk müziğindeki seslere daha çok ihtiyaç duymaya başladı ve düşüncelerini gerçekleştirmek için gitardaki perde sistemini kaldırarak 1976'da "perdesiz gitar"ı dünyaya ve insanlığa armağan etti.
Ayrıca yine bu dönem farklı gitarlarla birlikte Ebow (manyetik yay cihazı) kullanarak Türk Müziğine uygun sesler yakaladı. 1980'de Türkiye'ye dönerek İstanbul Teknik Üniversitesi Klasik Türk Müziği Devlet Konservatuarı'na girdi.Bu yıl M.F.Ö.nün parçası "Güllerin İçinden"?de attığı perdesiz gitar solosu büyük beğeni topladı ve şarkı unutulmazlar arasına girdi. 1983'de ilk albüm çalışması "Perdesiz Gitarda Arayışlar" Çekirdek Sanat Evi'nde yapılan kayıtlar sonucunda ortaya çıktı.
1985'de konservatuar eğitimi bitirdi. Askerlik görevini tamamladıktan sonra, 1987'de tekrar konservatuara dönerek ud dersleri vermeye başladı. Aynı dönem Fikret Kızılok ve Bülent Ortaçgil'le çalışmalara ve konserlere çıkmaya başladı. 1988'den itibaren artık geliştirdiği kendine has üslubuyla Türkiye'de dinleyiciler tarafından daha çok tanınmaya ve daha çok sanatçı tarafından da albüm kayıtlarında perdesiz gitarıyla tercih edilmeye başladı.
1989'da "Sis" filminin müziklerini yaptı ve o yıl Amerika'ya giderek New York, Chicago, Houston, Iowa ve Wisconsin gibi şehirlerde yerel sanatçılarla Blues çalışmaları yaptı. 1990'da Türkiye'ye yeni geliştirdiği "8 telli perdesiz gitar"la döndü. 1991'den itibaren eski bir türk sazı olan "kopuz" ve "dede bağlama" üzerine daha çok eğilmeye bu konudaki çalışmalarını arttırmaya başladı.
1994'de Avrupa'nın önemli caz gitaristlerinden Philip Catherine ile kaydettiği "Fretless" (Perdesiz) albümü Almanya'da piyasaya çıktı ve büyük bir başarı elde etti. Albümde enstrümantel parçalar yanında Erkan Oğur'un yorumladığı 2 türkü de yer alıyordu. 1996'da aynı albüm "Bir Ömürlük Misafir" adıyla bazı parçaların kayıtları yenilenmiş ve zenginleştirilmiş olarak Türkiye'de piyasaya çıksa da Avrupa'daki kadar ilgi görmedi.
1997'de "Eşkiya" filminin müziklerini yapması ve bu çalışmada kendi sesiyle "Fırat Türküsü"nü okuması bir anda herkesin gözünün Erkan Oğur'a çevrilmesini ve varolan değerinin birçok insan tarafından yeni keşfedilmesini sağladı. 1998'de konservatuar yıllarından beri yakın arkadaşı olan İsmail Hakkı Demircioğlu ile çıkardığı "Gülün Kokusu Vardı" albümü tam bir başyapıt olarak türkü sevenlerin arşivlerindeki yerini aldı.
Ardından 1999'da Okan Murat Öztürk ile çalışması "Hiç" piyasaya çıktı. Albümde kendi sesiyle okuduğu tek şarkı olan "Dede ile Balta" Erkan Oğur'un yeni dünyaya gelen kızına hediyesidir. 2000 yılında "Anadolu Beşik" albümü İ.H. Demircioğlu'yla 2. türkü çalışmaları olarak müzikseverlerle buluştu. 2001'de değerli ermeni müzisyen ve "duduk" sanatçısı Djivan Gasparyan'la "Fuad" albümünü hazırladı.
Albümün ismi olan Fuad tasavvufi bir kavram olarak "kalp gözü" yada "kalbin idrak etme hassası" anlamıyla Erkan Oğur tarafından insanların yüreklerinde hissetmeyi unuttuklarına bir özlem olarak konmuştur. Bundan sonraki yıllarda Erkan Oğur yurt içi ve yurt dışı konserlerine yoğun olarak devam etti. 2004'de gelindiğinde yönetmenliğini Uğur Yücel'in yaptığı ve 11 dalda altın portakal kazanan "Yazı-Tura" filminin müziklerini yaptı.
Uğur Yücel filmden sonra -Oyunculuk için "ruh göçü"dür derken ne anlatmak istiyorsam Erkan'ın müziğinde "o" var. Çalarken, sazlarının ruhuna göçüyor.- demiştir. 2006 yılında Erkan Oğur'un Çekirdek Sanat Evi döneminde temelleri atılan ve 1995'den itibaren çalışmalarını hızlandırarak yurt içi ve yurt dışı konserleriyle büyük beğeni toplayan caz üçlüsü "Telvin" , "Bir kereye mahsus" ibaresi ile 2Cd'lik bir albüm çıkardı.
"Halden hale geçmek" anlamına gelen Telvin Erkan Oğur'la (Gitar) birlikte "İlkin Deniz" (Bas) ve "Turgut Alp Bekoğlu" ?dan (Davul) oluşmaktadır.Grup İngiltere'de London Queen Elizabeth Hall'de Mart 2006'da konser verdi ve ayrıca BBC'ye de konuk oldu.
Erkan Oğur, birçok başarıyla dolu hayatını "müziği sever" diye özetleyip güzel kişiliğiyle ve eserleriyle halen konserlerine ve çalışmalarına devam ediyor.
kaynak:kalan müzik, siyah kahve
Üye Yorumu (0) |
|
| Sadece kayitli kullanicilar bir Makaleyi yorumlayabilir. Lütfen ücretsiz üye olun veya giriş yapın. |
Gönderilen yeni yorum yok
| < Önceki | Sonraki > |
|---|



(0 Oylama)







