| Jacques Louis David |
|
|
3. JACQUES LOUIS DAVID'İN HAYATININ KÖŞE
TAŞLARI VE SANAT ANLAYIŞI
3.1. Jacques Louis David'in Hayatının Köşe Taşları
Onsekizinci yüzyıl Fransız resminin ve Neo-klâsisizm'in başta gelen temsilcisi Jacques Louis David, 30 Ağustos 1748'de Paris'te doğmuş ve 29 Aralık 1825'de Brüksel'de ölmüştür. Bir kumaş tüccarı olan babası 1757'de bir düelloda öldürülünce David, iki amcasının elinde şevkatten uzak bir şekilde büyütülmüştür. Klâsik edebiyata yönelik çok sayıda kitap okuyan David, bir çizim kursuna da katılmıştır. Daha sonra, tarihî konulu resimlerin ünlü üstadı Joseph Marié Vien'in atölyesine gönderilmiştir. Hocası Vien, Yunan-Roma klâsisizmine yönelmesine rağmen Rokoko resminin hafif duygusallığından ve erotizminden de tamamen uzaklaşabilmiş değildi. Onsekiz yaşında, Kraliyet Resim ve Heykel Akademisi'ne giren David, sıkıntılarla geçen uğraşılarından sonra nihayet 1774'de "Antiokhos ve Stratonike" adlı yapıtıyla başarı ödülünü kazanmıştır.
David, 1775-1780 arasında Roma'ya gitmiş ve İtalya'daki yıllarında koyu tonlarla çalışan Bologna okuluna ve Nicholas Poussin'in ağır-başlı klâsisizmine ilgi duymuştur. Aynı zamanda da Caravaggio'nun ışık-gölge kullanımı ve dramatik gerçekçiliği onu etkilemiştir. Roma'da Alman ressam Anton Raphael Mengs ile Johann Joachim Winckelmann'ın yaydığı Yeni-klâsik öğretiler de David üzerinde derin izler bırakmıştır. Sanatsal incelemelerinde Antik Çağ heykelleri büyük yer tutmuştur.
1780'de Paris'e dönen David, 1780-94 arasında büyük bir ün kazanmış ve Fransa'da devrinin en önde gelen ressamı olarak kabul görmüştür. İhtilâl öncesinde kazandığı ünü ve değeri Napolyon'un hâkimiyeti döneminde de artmaya devam etmiştir. David 1782'de, Louvre'un inşasının gözetimiyle görevli zengin bir müteahhitin kızı olan Marguerite Pécou ile evlenmiş ve bu evlilik sonrasında hızlı bir yükseliş yaşamıştır. 1783'de yaptığı ve şimdi Louvre müzesinde bulunan: "Hektor'a Yas Tutan Andromakhe" adlı yapıtıyla elde ettiği başarı ona 1784'de Krallık Resim Akademisi üyeliğinin kapısını açmıştır. David aynı yıl, "Horatius Kardeşlerin Yemini" adlı yapıtını tamamlamış, önce Roma'daki atölyesinde ve 1785'de Paris'te bu eserini sergilemiştir. Eserde, zarafet dolu bir Yunan klâsisizmi değil, âdeta sert ve kaba bir Romalı havası seziliyordu. 18. yüzyılın sonlarında Rokoko resmine karşı oluşturduğu güçlü tepkiyle Yeni-klâsisizm'in başta gelen temsilcisi halini alan: "Horatius Kardeşlerin Yemini", kahramanlık, vatanseverlik, fedakârlık, metanet ve yas kavramlarını yeni bir yorumla görselleştirirken, aynı zamanda da sürecinin kendine özgü koşullarına bağlanarak, âdeta 1789'dan beş yıl önce gelmekte olan ihtilâlin habercisi olmuştur.
"Horatius Kardeşlerin Yemini"nden sonra David, âdeta bir kültür kahramanı olarak görülmüş, hatta bazıları onu bir mesih gibi yüceltmişlerdir. David'in fedakârlık konusunu ele aldığı diğer önemli eseri: "Lictorlar'ın Brutus'a Oğullarının Cesedini Getirmeleri"dir. 1789'da tamamlanan ve şimdi Paris'te Louvre müzesinde bulunan bu yapıt sergilendiğinde Fransız İhtilâli başlamıştır. İhtilâlin ilk yıllarında David, Robespierre'in önderliğini yaptığı Jakobenler'e katılarak kendini siyasî bir davaya ve ideolojiye adamış bir sanatçı kimliğiyle mücadelesini sürdürmüştür.
Bu sıralarda David'in etkisi öylesine büyüktür ki, Fransız modası bile onun resimlerinden esinlenmekteydi. Örneğin: evler, Roma eşyalarının taklitleriyle süslenmekte; erkekler Romalılar gibi saçlarını kısa kestirmekte, kadınlar da Brutus'un kızlarının giysilerini ve saç biçimini örnek almaktaydı.
Fransız ihtilâli başlayınca sanatın yönlendirilmesiyle görevlendirilen David, Kraliyet Akademisi'nin ve akademik eğitiminin kaldırılmasını sağlayarak yeni düzenlemelere gitmesiyle de kendi sürecinin kültür ve sanat ortamına damgasını vurmuştur. David, sanatçı kimliğinin yanısıra siyasî kimliğiyle de büyük önem kazanmıştır. Resmin Robespierre'i sıfatıyla anılan sanatçı; ihtilâlci ve Bonapartçı olarak da tanınmıştır.
1793'de yaptığı: "Marat'ın Ölümü" adlı ünlü yapıtıyla David, trajik gerçekçi bir üslûba geçiş yapmış ve aynı yıl, Konvansiyon'a seçilmiştir. Fransız ihtilâlinin savunucusu olarak siyasî rolüyle de dikkati üstüne çeken David, XVI. Louis'nin idam edilmesi için kabul oyu kullanmıştır. Meclis başkanlığı ve Genel Güvenlik Komitesi güvenlik sorumluluğu gibi görevlere de gelen David, 1794'te arkadaşı Robespierre'in giyotine gönderilmesine tanık olmuş ve kendisi de Lüksemburg sarayında rahat koşullarda kısa süreli hapse mahkûm olmuştur. Hapisteyken de resme devam eden sanatçı, 1795'de özgürlüğüne kavuşmuştur.
1794-1799 yılları arasında David, zarif Yunan biçimlerine yönelerek yaptığı: "Sabin Kadınları" adlı yapıtıyla Napolyon'u kendisine hayran bırakmış ve bu başarısının karşılığını da almıştır. Bu resimden sonra: "Radikal Cumhuriyetçilerin Rafaellosu" şeklinde yeni bir sıfata layık görülen ve Jakoben solculuğundan Bonapartçı sağcılığa yönelen sanatçıyı, Napolyon siyasî bir görev vermeksizin hükümet ressamlığına atamıştır. David, Konsüllük dönemi ile başlayan bu görevini 1804'ten sonra İmparatorluk devrinde de sürdürmüştür. 1815'de Napolyon iktidardan düşünce Brüksel'e sürgüne gönderilen David'in bundan sonra sanatsal verimi de büyük ölçüde azalmıştır.
Herşeye rağmen sanatçı, Baron François Gerard, Antoine Jean Gros ve Jean-Auguste Dominique Ingres'ın da aralarında yer aldığı yüzlerce ressam yetiştirmesiyle de sanat tarihindeki kalıcı yerini sağlamlaştırarak önemli bir misyonun sahibi olmuş ve burada değinemediğimiz çok sayıda başarılı sanat eserine imzasını atmıştır.
Gönderilen yeni yorum yok
Üye Yorumu (0)
Üye Oyları
(0 Oylama)
Sadece kayitli kullanicilar bir Makaleyi yorumlayabilir. Lütfen ücretsiz üye olun veya giriş yapın.
< Önceki
Sonraki >










