Gönderen ...., Eklenme Tarihi 25-01-2008 23:05 | Kaç Kişinin Favorisi |
26 |
|
Üye Oylaması Değerlendirme yok |
Kaç Kez Gösterildi |
6523 |
|
Sayfa 1 Toplam: 5 Sanat hakkındaki görüşlerini bir bütün içinde ilk defa Aristotales (İÖ 384 – 322) Poetika adlı eserinde sunmuştur. Poetika’ da çeşitli sanatlar, belli başlı özellikleri bakımından karşılaştırılması, en çok da tragedya sanatı ve bu sanatın destan sanatından farkları üzerinde durulmuştur. Aristotales’in görüşlerine ilk karşı çıkan akım Epik tiyatro akımı olmuştur. Aristotales’in Poetika’da ileri sürdüğü görüşler onun felsefe sistemi bütünü kapsamındadır. Platon’dan farklı olarak Aristotales şiir sanatlarına toplum içinde saygın bir yer vermiştir. Şiir sanatının, özellikle tragedya sanatının zararlı olmayacağını, gerçeğe, sağduyuya ters düşmeyeceğini, sanatsal heyecanların bireyi olumsuz yönde etkilemeyeceğini göstermiştir. Poetika’da Antik Yunan klasik sanatının ayırıcı özellikleri dile getirilmiştir. Bu özlliklerinden biri evrensellikle çelişmeyen bir gerçekçilik anlayışıdır. Bu gerçekçilik anlayışında inandırıcılık ve genel gerçeğe uygunluk aranır. Yaratıcı düş gücü, olasılık ve doğaya uygunluk yasalarına uyar. Fakat doğanın eksikliklerini giderek onu düzeltmeyi de amaçlar. Doğayı tamamlar. Poetika’da Yunan sanatının en belirgin özelliği olan sağduyuya uygunluk belirtilmiş, bireysel ve rastlantısal olana karşı, asal ve genel olan kabul edilmiştir. Yine ayırıcı özelliği olan denge, orantı ve uyum ilkesi Poetika’nın tamamlanmışlık, organik bütünlük ve birlik kavramları dile getirilmiştir. Gerçekçiliğe ve olasılığa önem vermekle birlikte yaratıcı düş gücüne de özgürlük tanınmıştır.
Aristotales, sanatın kendine özgü bir etkileme gücü olduğunu ve ancak bu güç tam olarak kullanıldığı zaman tragedyanın canlı bir hoşlanma duygusu uyandırdığını söyleyerek tragedya ve estetik duygu arasında sağlam bir bağ kurmuştur. Aristotales sanata eğitici bir görev yüklememiş fakat toplumun değer yargılarına ters düşmemesi gerektiğini belirtmiştir.
.
|