| Garipçiler Kimlerdir |
|
|
Melih Cevdet Anday
________________________________________
1915 yılında İstanbul’da doğdu. 1938 yılında sosyoloji öğrenimi için Belçika’ya
gitti. II. Dünya Savaşı nedeniyle yurda döndü. 1942′den başlayarak Ankara Milli
Eğitim Bakanlığı Yayın Müdürlüğü’nde danışmanlık, Ankara Kitaplığı’nda memurluk,
gazetecilik yaptı. “Tercüman”, “Büyük Gazete”, “Tanin” ve “Cumhuriyet”
gazetelerinde fıkra yazarlığı, sanat sayfası yöneticiliği yaptı, denemeler
yazdı. 1954′te başladığı İstanbul Belediye Konservatuvarı Tiyatro Bölümü
fonetik-diksiyon öğretmenliğinden 1977 yılında emekli oldu. 1964-69 yılları
arasında TRT Yönetim Kurulu’nda çalıştı. 1979′da UNESCO Genel Merkezi Kültür
Müşaviri olarak Paris’e gitti.
ESERLERİ
ŞİİR
Garip (Orhan Veli ve Oktay Rifat’la birlikte)1941
Rahatı Kaçan Ağaç 1946
Telgrafhane 1952
Yanyana 1956
Kolları Bağlı Odysseus 1962
Göçebe Denizin Üstünde 1970
Teknenin Ölümü 1975
Sözcükler 1978
Ölümsüzlük Ardında Gılgamış 1981
Tanıdık Dünya 1984
Güneşte 1989
Yağmurun Altında 1995
ROMAN
Aylaklar 1965
Gizli Emir 1970
İsa’nın Güncesi 1974
Raziye 1975
Yağmurlu Sokak 1991
Meryem Gibi 1991
TİYATRO
İçerdekiler 1965
Mikado’nun Çöpleri 1967
Dört Oyun 1972
ÖDÜLLERİ
Mikado’nun Çöpleri adlı oyunuyla 1967-68 İlhan İskender Armağanı
Gizli Emir adlı romanıyla TRT 1970 Sanat Ödülleri Roman Armağanı
Tarjel Vesaas’dan çevirdiği Buz Sarayı romanıyla TDK 1973 Çeviri Ödülü
Teknenin Ölümü şiir kitabıyla 1976 Yeditepe Şiir Armağanı
Sözcükler şiir kitabıyla 1978 Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü
Ölümsüzlük Ardında Gılgamış şiir kitabıyla 1981 İş Bankası Büyük Ödülü
TEK BAŞINA
Ölürken çocuklarımı unuttum
Küçük deniz kiprikleriyle sabah
Denedim bütün sabahları
Sana sürgünümün şarabını bıraktım al
Mumlarını güzelliğin ve hiçliğin
Bir de kaygumun soluk ellerini
Denedim bütün ölümleri
Ama görmedim büyülü ağaç
Ezilmiş sevdaların giysileri
Sana ayrılığın yayını bıraktım al
Bir de adını bilmediğim bir gökyüzünü
Lamalar gibi koşar bozkırda
Oysa ölümsüzlük şuracıkta, kar
Güneşi gibi doldurmuş odayı, basit
Anlamsız ve tek başına
Ayaklarım hayvan, üstüm başım bitki
Denedim bütün vakitleri al
Başka türlü geçmeyen bir vakitti
Üye Yorumu (2) |
|
![]()
16-03-2008 16:29, 1941'de yayınlanan garip başlıklı eserde şiirleri toplanan Orhan Veli Kanık, Melih Cevdet Anday, Oktay Rıfat üçlüsü. Özellikleri: Edebiyatta biçimciliğe, duygusallığa karşı çıkıp söyleyiş güzelliğini temel saymaktır. 1950-1986 yılları arasında isimleri en çok duyulan ve okunan roman ve hikâyeciler şöyle sıralanabilir: Halide nusret Zorlutuna, nihal Atsız, Safiye Erol, Tarık Dursun K., Atilla İlhan, Yaşar Kemal, Orhan Kemal, Kemal Tahir, Tarık Buğra, Mustafa Necati Sepetçioğlu, Firuzan, adalet Ağaoğlu, Sevgi Soysal, Tomris Uyar, Emine Işınsu, Sevinç Çokum, Selim İleri, Cevat Şakir (Halikarnas Balıkçısı), Bekir Büyükarkın, Necati Cumalı, Haldun Taner, Mustafa Kutlu, Muhtar Tevfikoğlu, Bahaettin Özkişi, Durali Yılmaz, Rasim Özdenören, Şevket Bulut. Bu dönemin şairleri: Behçet Kemal Çağlar, Necati Cumalı, Ümit Yaşar Oğuzcan, Bekir Sıtkı Erdoğan, Atilla İlhan, Yavuz Bülent Bakiler, Mehmet Çınarlı, Mustafa Necati Karaer, munis Faik Ozansoy, Niyazi yıldırım Gençosmanoğlu, İlhan Geçer, Bedri Rahmi Eyüpoğlu, Turgut Uyar, Sezai Karakoç, Bahaettin Karakoç'tur. ![]()
16-03-2008 16:39, Garip Akımının Türk Edebiyatına Etkileri 1950 yılından itibaren türk yazar ve şairlerinin büyük bir kısmı, hayat görüşlerini "toplumsal gerçekçilik" adıyla edebiyata uyguladılar. Bu dönemde Batıdan gelen varoluşçuluk ve gerçeküstücülük akımları da hayata bakış tarzıyla beraber eserlerinin Kompozisyon ve üslûbunu da değiştirdi. Son kırk yıllık türk edebiyatı Batıdan gelen akımlar, sosyalist dünya görüşü, millî ve dinî yaklaşımlar ve çok partili dönemde çeşitlenen politik tercihler doğrultusunda fevkalâde çeşitlilik göstermekte, edebiyat çok kere vasıta gibi kullanılmakta ve yeni arayışlar içinde görünmektedir. Kısa zaman içinde büyük şöhret kazanan veya adını pek az duyurabilen yazar ve şairlerin Cumhuriyet terkibi paralelinde kurulmakta olan yeni edebiyat geleneklerine katkıda bulunmalarına rağmen, bunlar hakkında objektif tenkitler yapmak ve edebiyat tarihindeki yerlerini belirlemek mümkün olamamaktadır. Özellikle 1960'lı yıllardan sonra yetişen kadın yazar ve şairlerin sayılarının artmış olması, feminist akımın da diğer pek çok akım gibi türk edebiyatı içinde yer almasını sağlamıştır. |
| Sadece kayitli kullanicilar bir Makaleyi yorumlayabilir. Lütfen ücretsiz üye olun veya giriş yapın. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|



(0 Oylama)








